Yükleniyor

Tipe göre ara

Zeytin Turizmi Kavramının Geliştirilmesine Yönelik Bir Model Önerisi / Faik Bayramoğlu

Zeytin Turizmi Kavramının Geliştirilmesine Yönelik Bir Model Önerisi / Faik Bayramoğlu

Paylaş

Zeytin Turizmi Kavramının Geliştirilmesine Yönelik Bir Model Önerisi
“Türkiye Oleoturizm Danışma Kurulu- Todak”

Faik Bayramoğlu
Kuşadası, Aydın

Zeytine dair söyleyecek çok sözümüz var ve birlikte de söyleyecek çok sözümüz olacak diye ilk yazımızı bitirmiştik. O günden bugüne kadar söylenecekler ve yapılacaklar çoğalıyor, görevlerimiz artıyor ve her zamankinden daha çok beraber olmaya, birlikte üretmeye devam etmek durumundayız.
Pandemi sonrası değişen birçok şeyden belki de en önemlisi iklimde yaşanan değişimler oldu. Bu değişimler doğal olarak tarımsal üretimde de önemli değişimlere neden oluyor. Buna en güzel örnek zeytin konusundaki son rekolte rakamlarına bakarak yapılacak değerlendirme olur. Şöyle ki; Avrupa’da uzun yıllardan sonra yaşanan kuraklık nedeni ile beklenen üretim miktarlarına ulaşmak mümkün olmayacak. Bunun yanında ülkemiz adına durum tam tersidir. Yıllık üretim toplamımız neredeyse 3 milyon ton seviyesine gelmiştir. Yıllık 400-450 bin ton seviyesinde seyreden sofralık zeytin üretimi bu sene 735 bin ton seviyesinde gerçekleşecektir. Bu, bizi bu anlamda dünya birincisi yapar. Zeytin ağacı varlığımız 200 milyona yaklaşmıştır ve bunun 170 milyonu meyve veren,30 milyona yakını da henüz meyve vermeyen ağaçtır. Zeytinyağı üretimi açısından da benzer bir durum söz konusudur ve yaklaşık 420 bin ton ile ülke tarihinin en büyük üretimi söz konusudur. Bu rakamın özellikle İspanya’nın %50 civarında kayıp ile ancak 750 bin ton üretim yapabileceği bir yılda olması ayrıca değerlidir ve ülke sıralamasında bizi İtalya ve Tunusun önüne geçerek ikinci sıraya taşıyacaktır. Gerek coğrafi konum olarak gerekse yapılan /yapılacak olan doğru hamleler ile zeytin ve zeytinyağı üretiminde çok daha üst sıralara ulaşmak mümkündür.
Burada ele alınarak değerlendireceğimiz bir başka konu ise zeytinden elde edilecek ek/ yan gelirleri nasıl artıracağımız sorusudur.
Zeytin üretimindeki lider ülkeler, aynı zamanda turizm hareketlerinin de çok yoğun olduğu Akdeniz havzası ülkeleridir. Böyle olmasına karşın zeytin turizmi – oletourizm – anlamında son derece yetersiz, dağınık ve plansız bir yapı içinde bulunmaktayız. Turizm ülkesi olduğumuzu ifade ederek Akdeniz havzasındaki en yüksek standart konaklama ve altyapı olanaklarına sahip olan ülkemizde maalesef oleoturizm adına ciddi bir çalışmadan söz edemiyoruz. Halbuki, planlı bir çalışma ile ülkemizin ikinci yüzyılında oleoturizm anlamında büyük bir atağa kalkarak önemli bir döviz girdisi sağlamak mümkündür.
En çok üretim yapılan illerimize bakınca Aydın, Balıkesir, Manisa, Muğla, İzmir ve Hatay olduğunu görüyoruz. Burada Hatay dışındaki illerimiz aynı zamanda Ege-Akdeniz turizm havzası içindeki en değerli destinasyonlardır. Yani doğal ve mükemmel bir kesişme, bereketli bir ara kesit söz konusudur. Bu bölgede özellikle Aydın-Muğla-İzmir üçgeni, altın bir üçgen oluşturmaktadır. Bu bölgenin süratle bir oleoturizm merkezi haline gelmesi mümkündür.
Bölgede yeteri kadar üretim alanı, üretici ve işletme var mıdır? Evet, vardır. Bölgede yeteri kadar farklı standartlarda konaklama olanağı var mıdır? Evet vardır. Bölgede yeteri kadar özel alan müzesi var mıdır? Evet vardır. Ayrıca bölgede örneğin Klazomenai gibi dünya çapında önemli ve benzersiz ören yerleri de vardır. Un, şeker, yağ var ise artık bize düşen de helvayı yapıp afiyetle yemek olmalıdır. Bu nasıl mümkün olur derseniz de bir model önerisi ile konuya katkı ve hız vermeye çalışalım:
Acilen bir “Türkiye Oleoturizm Danışma Kurulu “TODAK” oluşturulmalıdır. Bu kurulun oluşmasında Zeytinyağı Akademisi, Zeytin Dostu Derneği, UZZK, TEVOO, Üniversitelerin ilgili bölümlerinden akademisyenler, turizm adına bölgesel kurumsal temsilciler (Türsab-Türofed-Türeb vb.) olmalıdır. Bu kurulda ayrıca hem zeytin üreticisi hem turizmci olan kişiler de mutlaka bulunmalıdır. Özellikle ülkemizde hemen hemen ilk zeytinyağı ve zeytin müzesi olan Adatepe kurucularından turizmci Mahmut Boynudelik, Oleatrium Müzesi kurucusu, Yerlim markası zeytinyağı üreticisi ve turizmci Gürsel Tonbul, Sultaniye zeytinyağları üreticisi ve turizmci Ferda K. Köstendil, Köstem Zeytinyağı Müzesi kurucusu Levent Köstem, Villa Demeter ve Demeter ürünleri sahibi, işletmeci, üretici, rehber İslam Bakıcı bu çalışmalara davet edilmelidir. Ayrıca sektörel anlamda tüm ülkenin tanıdığı ve senelerdir bu konulara emek vermiş/veren üretici-ihracatçı duayen kişilerin de mutlaka katkı vermesi sağlanmalıdır.
Sivil bir inisiyatif olarak başlatılmış olan Kuşadası Kent Kimliği Çalışma grubu bu anlamda yerelde yapılabilecek bir modelleme için çaba sarf etmekte ve tarımı, turizmi ve oleoturizmi Kuşadası ölçeğinde ileriye dönük bir program çerçevesinde adımlamaya uğraşmaktadır. Yerel çalışmaların da TODAK yapısı altında koordine edilerek ulusal bir “oleoturizm rotaları” oluşturulması son derece yararlı olacak ve bu üreticimizin ek gelir yollarına kavuşması anlamına gelecektir.
Bu konuda güçlü bir birikime sahip olan Zeytinyağı Akademisi ve kadroları TODAK fikrinin hayata geçirilmesinde öncülük yaparak sektörün geleceğine ışık tutabilir.

Yazıyı PDF Olarak İndirmek İçin Lütfen Tıklayınız
Zeytin Turizmi Kavramının Geliştirilmesine Yönelik Bir Model Önerisi / Faik Bayramoğlu

Yorum yap

Your email address will not be published. Required fields are marked *